Ana Sayfam Yap!Sık Kullanılanlara Ekle!Haber14 Dizin


Bugün:

 
 
Toplam Ziyaretçi:8605

Arama Yap:  

 

   Ziyaretçi Defteri - Oku  

 

Görüş Ekle


 Hakkı

E-Mail 

05 Eylül 2010

Herkesin Kadir gecesini kutlar dualarının kabul olmasını dilerim.  


 haber14

E-Mail 

24 Ağustos 2010

Değerli ziyaretçilerimize duyuru,

Sunucumuzun bulunduğu binada çıkan yangın sonucunda arşivimizin büyük bir bölümünü kaybetmiş bulunuyoruz. Bundan "Ziyaretçi Defteri" bölümü de etkilendiği için yeni tarihli mesajlar defterde görünmemektedir. Mesajların tarafımızdan silinmesinin söz konusu olmadığını siz değerli ziyaretçilerimize duyurur, yaşanan aksaklıktan dolayı özür dileriz.

Haber14  


 BOLUPOSTASI

E-Mail 

19 Aralık 2009

Mobbing sağlam bir insanı psikolojik olarak yıkabilecek süreklilik halinde kalıcı bozukluklar oluşturabilecek bir harekettir. Bilmeden yapanlar varsa bilmelidirlerki farkında olmadan iş arkadaşının ölümüne sebep verebilirler. Yasalarımızında artık mobbing i ele alması çağdaşlığa atılmış bir adımdır. Aytekin Bayri www.bolupostasi.com  


 Meltem ÇAĞLAR

E-Mail 

17 Aralık 2009

İŞYERİNDE PSİKOLOJİK ŞİDDET (=MOBBİNG)

Özellikle hiyerarşik yapılanmış gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik yollardan, uzun süreli sistematik baskı uygulamasıdır. (=Mobbing) Duygusal bir saldırıdır. Herhangi bir kişiye yönelen saldırganlıktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar. İşyerinde Psikolojik Şiddet uygulayan kişi ima ve alayla, karşısındakinin toplumsal itibarını düşürmeye yönelik saldırgan bir ortam yaratarak kişiyi işten ayrılmaya zorlar.)

Bir araştırmaya göre işyerinde psikolojik şiddet, kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda, okullarda ve sağlık sektöründe daha yaygındır. Yüksek işsizlik oranları ve dolayısıyla çalışanın değersiz görülmesi işyerinde psikolojik şiddetin artmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak her işyerinde ve her türlü kuruluşta rastlanabilir. Organizasyon bozukluğunun daha fazla olduğu işyerlerinde, disiplin getirmek, verimliliği artırmak, refleksleri koşullandırma (askeri disiplin) öne sürülerek yapılmakta ve meşrulaştırılmaktadır.)

Psikolog Michael H. Harrison, Ph.D., yakın zamanda ABD’de 9.000 kamu çalışanı üzerinde yapılan araştırmada, kadın çalışanların % 42’sinin, erkek çalışanların ise % 15’inin son iki yılda zorbalığa uğradığını, bunun kayıp zaman ve verimlilik açısından 180 milyon dolara mal olduğunun hesaplandığını belirtiyor. Leymann İsveç’te intiharların % 15’inin mobbing kaynaklı olduğunu söylüyor.)

İşyerinde Psikolojik Şiddete uğrayanların genel özellikleri ;)
• İşini çok iyi, hatta mükemmel yapan;)
• İlişkileri olumlu olan ve çevresindekilerce sevilen;)
• Çalışma ilkeleri ve değerleri sağlam, bunlardan ödün vermeyen;)
• Dürüst ve güvenilir, kuruluşa sadık;)
• Bağımsız ve yaratıcı;)
• Zorbanın yeteneklerinden üstün özelliklere sahip olan kişilere yöneliyor. Ama kimi zaman, işyerinde sessiz, iletişim kuramayanlar da işyeri psikolojik şiddetinin hedefi olabiliyor.)
Zorbalar ise, aşırı kontrolcü, korkak, nevrotik ve iktidar açlığı olan kişiler olarak tanımlanıyor. (Leymann))

İşyerlerinde Psikolojik Şiddet uygulayan kişilerin ve kurbanların kişilik özellikleri ve işyeri koşulları işyeri psikolojik şiddetinin nedenlerini açıklıyor. Leyman bunları dört başlık altında topluyor:)
1. Kişileri grup kuralını kabul etmeye zorlamak)
2. Düşmanlıktan hoşlanmak)
3. Can sıkıntısı içinde zevk arayışı)
4. Önyargıları pekiştirmek)

Ek olarak İşyerlerinde Psikolojik Şiddet uygulayanın kötü kişiliği ve patron olarak bunu hak olarak görmesi, şişirilmiş benmerkezcilik, narsist kişilik, çocukluk travmaları da sayılabilir.)
Bodsky Taciz edilmiş çalışan adlı kitabında, “taciz ya da rahatsız etme, insanların kendilerini ayrı tutma ve ayrıcalıklarını koruma için kurulu bir işleyişin olmadığı zaman başvurdukları bir yoldur” şeklinde tanımlamaktadır.)

İşyerlerinde Psikolojik Şiddet davranış biçimleri sınıflandırılması)
1. Kendini göstermeyi ve iletişim oluşumunu etkilemek: Sözünüz kesilir, yaptığınız iş sürekli eleştirilir, jest ve bakışlarla ilişki kesilir, yazılı ve telefonda tehditler vs. )
2. Sosyal ilişkilere saldırı: Kimse sizinle konuşmaz, diğerlerinden ayrılmış bir işyeri verilir, çalışanların sizinle ilişkiye geçmeleri yasaklanır, orada değilmişsiniz gibi davranılır.)
3. İtibarınıza saldırı: Arkanızdan kötü konuşulur, asılsız söylentiler çıkarılır, kararlarınız sürekli sorgulanır, özgüveninizi olumsuz etkileyen bir iş yapmaya zorlanırsınız.)
4. Kişinin yaşam kalitesi ve mesleki durumuna saldırı: Hiçbir özel göreviniz yoktur, sürdürmeniz için anlamsız ve sahip olduğunuzdan daha az nitelik gerektiren işler verilir, işiniz sürekli değiştirilir, özgüveninizi etkileyecek şekilde işler verilir.)
5. Kişinin sağlığına doğrudan saldırı: Fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanırsınız, fiziksel şiddet tehditleri yapılır, doğrudan cinsel taciz ve fiziksel zarar görürsünüz.)

İşyerlerinde Psikolojik Şiddet, işin akışına ya da bir davranışa ilişkin bir anlaşmazlıkla başlar. Daha sonra zorbanın saldırgan eylemleriyle devam eder, saldırganlığa zorbanın dışında yönetim veya iş arkadaşları da katılabilir. Bir sonraki aşamada kurban, sorunun kaynağı, problemli ya da akıl hastası olarak damgalanır. Süreç, işe son verilmesi ya da kişinin ayrılması ile tamamlanır. Bu sonuç, çoğunlukla İşyerlerinde Psikolojik Şiddetin bitmesi anlamına gelmez, çünkü benzer bir iş kolunda çalışmak zorunda olan kişi kötü huylu, asi ya da işten anlamaz olarak damgalanarak referansları kirlenmiş olur.)

Çalışanların karşılaşabileceği olaylar )
1. Çalışanların şerefi, doğruluğu, güvenilirliği ve mesleki yeterliliğine saldırılar başlar. (Mesleki yeterlilik sorgulandığı zaman bu, o kişiye güvenilemeyeceği anlamına da gelir. Eğer kişiye güvenilmiyorsa yaptığı iş de değersizdir, kendisi de..))
2. Olumsuz, küçük düşürücü, yıldırıcı, taciz edici, kontrol edici iletişim kurulur. (Verilen süre içinde başarılması zor görevler vermek, izole edilmek, bilginin saklanması, kuralların sıkça değiştirilmesi.))
3. Doğrudan ve dolaylı, gizli veya açık yapılması. (Göz teması kurulmaz, kişi tutarsız gösterilir, görmezden gelinir, yetkileri azaltılır.))
4. Bir veya birkaç kişi tarafından yapılması. (Bu duruma bazen yöneticiler ve çalışanlar da katılır.))
5. Sürekli, çoklu ve sistemli bir biçimde zaman içinde yapılması. (İşyerlerinde Psikolojik Şiddetin sıklığı ve süresi zararı büyütür.) )
6. Hatalı olanın kurbanmış gibi gösterilmesi. (Aniden yetersizmiş gibi gösterilen kişiyle ilgili, önceden şikayet konusu olmayan bazı hatalar sorun yaratmaya başlar.))
7. Kurbanın itibarını kaybetmeye, kafasını karıştırmaya, yıldırmaya, yalıtmaya yönelik olması ve teslim olmaya zorlaması. (Utandırma eylemleri yapılır.))
8. Kişiyi dışlama niyetiyle yapılması.)
9. İşyerinden ayrılmayı kurbanın tercihiymiş gibi göstermek.)
10. Örgüt yönetimi tarafından hoş görülmesi, kışkırtılması, teşvik edilmesi. (Çare aramak için başvurulan merciler kişiyi reddeder.))

Yönetimin desteklemesi)
Kurbanın üzerindeki etkileri)
İşyerlerinde Psikolojik Şiddet insanın mesleki bütünlük ve benlik duygusunu zedeler, kişinin kendine yönelik kuşkusunu artırır, paranoyaya ve kafa karışıklığına neden olur, kurban kendine güven duygusunu yitirir, kendisini yalıtabilir, huzursuzluk, korku, utanç, öfke ve endişe duyguları yaşar. Mobbing, ağlama, uyku bozuklukları, depresyon, yüksek tansiyon, panik atak, kalp krizine kadar giden sağlık sorunları ve travma sonrası stres bozukluğu yaratabilir.)

Western Washington Üniversitesi profesörlerinden sosyal psikolog Gary Namie'ye göre, zorbalık kurbanlarının % 41’i bunalıma giriyor, kadınların % 31’i, erkeklerin % 21’i Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) teşhisiyle bir kez daha işyerine dönemeyerek çalışamaz oluyor. Tam anlamıyla çalışanın kuruma ve topluma olan katkısı sıfırlanıyor.)

Durdurulabilir ya da engellenebilir mi? )
Durdurmak ya da engellemekten önce sorunun varlığını anlamak gerekir. Konu, Türkiye’de ne yasal olarak tanımlanmış ne de bilinen bir olgu haline gelebilmiştir. Sınırlı sayıda insan kaynakları uzmanı ve sayılı psikologun dışında çalışma bakanlığı böyle bir sorunu gündemine almamıştır. Bu durumda danışıldığında ya sorun anlaşılmayacak ya da işyerlerinin doğal bir süreci olarak görülecektir. Çünkü yaygın işsizlik ortamında başka birinin çalıştırılmak istenmesi mümkündür ve sırf bu nedenle bu tip davranışlar sergileniyor olabilir. İşyerlerinde Psikolojik Şiddet aslında sıkça karşılaşılan yıldırma kavramından çok uzak gibi görünmese de, yıldırma olgusu genel kabul görmüş ve engellenmesi için çalışılmayan bir konu olduğu için, hem olayın psikolojik boyutlarının hem de korunma ve önlemlerin öne çıkarılması açısında İşyerlerinde Psikolojik Şiddet kullanılmaktadır.)

Yapılması gerekenler )
• Zorbaya açıkça duruma itiraz ettiğinizi söyleyin, taciz edici söz ve davranışlarını durdurmasını isteyin. Yanınızda güvendiğiniz ve gerekirse tanıklık edebilecek bir iş arkadaşınız bulunsun. )
• Olayları, verilen anlamsız emirleri ve uygulamaları yazılı olarak kaydedin.)
• İlk fırsatta zorbayı yetkili birine rapor edin, eşitiniz ise üstünüze, üstünüz ise yönetim kurulu ve insan kaynaklarına durumu açıkça ve kanıtlarıyla bildirin.)
• Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın. Hem yardımcı olacaktır, hem de kanıt oluşturacaktır. • Şikayetiniz hakkında kuruluşunuz içinde ne yapıldığını araştırın.)
• İş arkadaşlarınızla durumunuzu paylaşın, onlar da aynı şekilde rahatsız olabilirler, grupça başvurmanız daha etkili olabilir. )

Bunlar İşyerlerinde Psikolojik Şiddeti bir bütün olarak durdurmuyorsa hukuksal başvuru için elinizde yeterince malzeme toplanmış olur. Suç olarak tanımlanması da uygulamaların azalmasında katkı sağlayacaktır. Hem zorbaların geri çekilmesini sağlayacak hem de kurbanların çaresiz kalmasını engelleyecektir. )

Avrupa'da konuyla ilgili çok sayıda dava bulunmakta ve ağır para cezaları uygulanmaktadır. Benzer davaların Türkiye’de de açılmasının sağlanması, İşyerlerinde Psikolojik Şiddeti konusunda bir bilinç oluşturulması ve işverenin keyfi davranışlarının sınırlandırılması ve son kertede ortadan kaldırılması, sendikaların bu konuda etkinliklerinin artırılması İşyerlerinde Psikolojik Şiddetin azaltılması yönünde önemli bir adım olacaktır.)

Türkiye'de İşyerlerinde Psikolojik Şiddet davaları açılmaya başlanmış olup, Şubat 2006'da Jeoloji Mühendisleri Odasına dava açan Tülin Yıldırım bu davayı Aralık 2006'da kazanarak ilk örneği oluşturmuştur. JMO tarafından Yargıtay'a itiraz edilen karar, mahkeme tarafından da Temmuz 2008'de onanması ardından hukuki olarak İşyerlerinde Psikolojik Şiddeti davalarının önünü açmıştır.)

Dr.Meltem ÇAĞLAR
Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şube Müdürü
İl Sağlık Müdürlüğü/ BOLU  


 GOSBAK GACI !

E-Mail 

16 Aralık 2009

Bu milleti illaki ve de zorla bankalara mahkum etmeğe sanki yemin etmişler.millet bankalardan kurtulmağa çalışıyor,yöneticilerde inadına bankada banka diyorlar.nedir bu millete hınçlarımı var ne?  


 SEVCAN

E-Mail 

16 Ekim 2009

Demek ki yalanmış Gazipaşadan öğrenci kaçırıldı olayı.Valilik açıklama yaptı bugün.Peki bu yalana 50.yıl müdürü yada milli eğitim müdürü de mi inandı da kapılar kapatılıp millete işkence yapıldı.ya da işin kolayına kaçılıp güvenlik gerekçesi ortaya atıldı.50. yıl ilköğretim okulunun kuzey kapısını kapatmak için bahane aradıkları ortaya çıkan beceriksiz idareciler hakkında soruşturma açılmasını istiyoruz.Böyle saygısızlık dünyanın hiç bi yerinde görülmemiştir.Yazıklar olsun.  


 Avni Sarı

E-Mail 

14 Ekim 2009

50.Yıl ilköğretim okulunun kuzey kapısının sözde, "güvenlik" nedeni ile kapatılmasını protesto ediyor ve derhal açılmasını istiyoruz. Kimse beceriksizliğine kılıf aramasın. Çocuk kaçırılıyor diye gerekçe göstererek kapıyı kapatan bu zihniyet okulları da kapatır. Kapı kapalı diye demirlerin üzerinden atlayan çocukların vebali üzerinizde.Haberiniz olsun.  


 öğretmen

E-Mail 

26 Eylül 2009

Dikkat...! Toki kürkçüler konutlarında yaşayan vatandaşlarımızın yol ve araç sorununu çözebileçek becerikli sözüne güvenilen idareciler aranmaktadır.  


 gosbak gacı.

E-Mail 

25 Eylül 2009

dün bolu yerelde bikaç tane dikkat çekici haber yazildı.bunların ıçınde en acı olanı,en üzücüsü hiç şüphesiz sultanköy yolu üzerinde elektrik tellerine deyen ağaç dallarını keserken vinç'in sepetinin kırılarak üzerindeki çalışanla yere çakılması ve işcınin oracıkta ölmesi olayı!bu olayda birinci sorumlu hiç şüphesiz yüklenici FİRMAdır.paradan başka bişey düşünmeyen kafadır.be kardeşim!ne olur sanki o elinin altındaki makinelerin periyodik bakımlarını yapsan!bak o makineler nankörlüğü asla affetmiyor...o giden gencecik vatan evladının hesabını kim verecek.giden geri gelmez elbette ama,geride kalan yakınlarının gözyaşlarınında silinmesi lazım değilmi???  


 Hamdi Geren

E-Mail 

20 Eylül 2009

Çok üzgünüm ama size katılmıyorum Ekrem bey.Çünkü, doktor olan bir kişi bu ülkeye hizmet etmek için alıyor bu diplomayı.O diplomayı ona insanların derdine derman olsun diye veriyorlar.Ne demek ben doğuya gitmem? Orası bizim vatanımız değil mi, onlar bizim insanımız değil mi, daha doğrusu onlar insan değil mi? Görevden kaçmak, sonra da bi yolunu bulup istediği yerde çalışmak sizce doğru bir hareket mi? Doğuya doktor, hemşire, polis, öğretmen vb. gitmeyecek de oralarda kim görev yapacak?.. Sizce diplomalarının verilmemesi mi yoksa oralara gitmemek mi daha adil bir davranış.Bu konuyu bir daha iyi düşünmenizi ve daha gerçekçi bir yaklaşım içinde olmanızı tavsiye ederim.Bu vatan hepimizin.Bu vatanın her yeri bizim.Lütfen, mesleğini sadece kazanç kapısı olarak görenleri savunmayın.Herkese iyi bayramlar.  


 ekrem sezer

E-Mail 

19 Eylül 2009

diplomasız doktorlar birkaç gündür aynı haberi bolunun değişik yayın organlarında görüyorum. Bu ne abes bir yaklaşımdır anlamakta zorlanıyorum. Mecburi hizmete gitmedi diye insanların yıllarca çalışıp kazandığı diplomayı vermiyorsun sonra da diplomasız doktorlar diye veriyorsun istimi.insaf be insaf.  


 Zeynep

E-Mail 

31 Ağustos 2009

Sitenizde bolu fotoğraflarına bakarken çok ilginç bişey dikkatimi çekti.Büyük cami nin fotoğrafında 2 ayrı aykırı olaya şahit oldum.Birincisi o meydandaki büfe hani o merdivenlerin hemen başındaki büfe oraya hiç yakışmıyor.onun ordan derhal kaldırılması lazım. Çok çirkin bir görünümü var.Zaten standartlara da uygun değil bolu daki tüm büfeler tek standartta yenilenirken acaba ona niye dokunmamışlar onu niye yenilememişler. Bu olay her yönü ile düşündürücü.Bir de oradaki araba yani minübüs o nerden gelmiş oraya oraya giriş yasağı var yani yukar çarşıya araç girişi yasak olduğu halde o araba nasıl girmiş oraya orayı da mı araç parkı yaptılar yoksa... Fotoğrafı görmek isteyenler bu linki tıklayabilir.Bir de siz bakın nasıl çirkin görüküyor o büfe orda. http://picasaweb.google.com.tr/haber14/BoluFotograflar#5374023690453717714  


 Mahmur Görsev

E-Mail 

24 Ağustos 2009

Bolu da benim bildiğim 2 kavşak var.Ama ne kavşak... Birincisi köroğlu devlet hastanesinin acil girişinin olduğu kavşak(dört yol kavşağı mı beş yol kavşağımı ne olduğu belli değil) diğeri ise şehir merkezinden cici taksi tarafına giderken son dörtyol kavşağı.Bu kavşaklarda doğu batı yada batı doğu istikametine araçlar için yeşil yandığı zaman bu kavşaklarda trafik arap saçına dönüyor.Kaza olmaması tamamen sürücülerin iyi niyetine bağlı.Ben çok il gezdim ama böyle rezil ışıklandırma sistemi hiçbir yerde görmedim.Bu kavşaklarda en ufak hasarlı bir kaza olduğu zaman bile sürücüler birbirlerinden maddi hasar talebinde bulunmamalılar.Doğrudan doğruya oraya o ışık sistemini kuranlardan (Karayolları mı, belediye mi her kimse) hesap sormalılar.Aklımın ermediği bu sistemi oraya kuranlar ne yüzle iş yapmış olmanın hizmet getirmiş olmanın bu kadar ucuz olmayacağını bilemiyorlar.Nasıl yönetici -idareci olarak aldıkları para boğazlarından geçiyor.Valla helal olsun...  


 Oğuz Akay

E-Mail 

21 Ağustos 2009

Çakmaklara seçim zamanı 07-12-17 saatlerine bir araba kondu ama yolcu olmadığı için hafta sonları çalışılmıyor dendi.Bu gidişle tamamen kalkabilirde.Başkanımız yeni otobüs ihalesinde Çakmaklar ve Salıbeyleri inşallah düşünmüştür.Mesela Sağlık mahallesindeki gibi dolaşarak kanal yolundan Devlet hastanesine giden ve aynı güzergahtan geri dönen bir otobüs güzel olur herhalde.  


 Oğuz Akay

E-Mail 

20 Ağustos 2009

Sayın belediye başkanımız Çakmaklar köyünü ve başka köyleri mahalle yaptı ama sokaklarına asfalt yapamadı.Örnek olarak Uzun bir sokak olan Sınır sokağı,ona bağlı sokak diye açılan çıkmaz sokağı ve karşı sırasındaki adı olmayan bir sokağı örnek verebilirim.İnşallah kış gelmeden yeni mahallelerimizin yolları asfalt olur.Zira köylerdeki su saatlerinden para toplamak için 21 ağustosu son gün diye belirlediği gibi köylerin asfaltının biteceği bir son gün belirledimi acaba.  


0  1  2  3  4  5 
Önceki - Sonraki



 

   Son Gelişmeler:

 

Bolunun Sesi // Bolu Gündem // Köroğlu Gazetesi // Bolu Express // Bolu Detay // Bolunet // Bolu Olay // Bolu Gazetesi // Bizim Bolu // Yeniufuk //
 Bolu Şampiyon // Yarenler //
Bolusporluyuz
[TJK
] [1001kanal.com]    // [Fanatik] // [Apranti] // [Nalkapon]   // [SuperSpor] // [LiderForm]   // [Altılıbul]   // [Tahminler.com]   //   [Bilyoner]   // [Beygir.com]
// [Bank Asya 1. Lig]  //  [Bolu FM / [Radyo Yankı]   // [Süper Lig]   // [Köroğlu TV //
[Milli Piyango]  // [Ajansspor Canlı Sonuçlar] // [Radyo VIVA]// [Video İzle]

 



Bu site 05.03.2006 tarihinden beri hizmet vermektedir.  www.haber14.com Tüm Hakları Saklıdır
© 2008